
Üç yılın ardından yarın İstanbul’a dönüyorum. Doğup büyüdüğün bir yere dönmek kolay olur diye düşünüyordum, ait olduğun yerdir diyerek. Ama gariptir ki gittiğim hiçbir yere de tam ait olamadım. İkametler ve şehirler arasında savrulan uyum problemli bir bukalemun gibi hissediyorum.
Ekim kitaplarını seçerken taşınacağımı biliyordum ama konuların bu kadar örtüşeceğini düşünememiştim. İki kitabımız da aynı yerden kanıyor:
Bir yerden kopup başka bir yere sığamamak.
Buluşmalardan önce kitaplarla ilgili sevdiğim birkaç detayı paylaşmak istedim. Okurken aklının bir köşesinde dursun.

Boş Dolaplar
Ernaux bu kitabı 34 yaşında, öğretmenlik yaparken ve kimseye söylemeden yazdı. O yıllarda kocası evde sürekli Super 8 kamerayla aile videoları çekiyormuş. 2022'de bu görüntülerden "Les Années Super 8" adında bir belgesel yapıldı. Ama belgeselin hiçbir karesinde Ernaux'nun yazdığını görmüyorsun. Evin içinde, herkesin gözü önünde, kimsenin bilmediği bir kitap yazılmış.
Kitap çıktığında Le Monde'un eleştirmeni Jacqueline Piatier bir "oluşum romanı" değil, bir "bozuluş romanı" okuduğunu yazmıştı. Bence kitabı okurken akılda tutmaya değer bi' ayrım. Denise büyümüyor, parçalanıyor.
Bir de şu var: Ernaux gençken günlüğüne "halkımın intikamını almak için yazacağım" diye not düşmüş. 48 yıl sonra Nobel konuşmasını bu cümleye geri dönerek yaptı. Boş Dolaplar o intikamın ilk ve en öfkeli hali. Kitabı okurken sertliğine şaşırırsan, bunu hatırla. -ben ilk okuduğumda şaşırmıştım-

Spinoza Problemi
Rosenberg'i Alman milliyetçiliğinin ideoloğu olarak tanıyoruz ama kendisi Almanya'da doğmadı bile. Bugünkü Tallinn'de, Rus İmparatorluğu'nda doğmuş bir Baltık Almanı. Moskova'da okudu, Almanya'ya ancak 1918'de, neredeyse bir mülteci olarak geldi. "Gerçek Alman" olmanın ne demek olduğu üzerine bu kadar takıntılı birinin kendisinin hiçbir yere tam ait olmaması... Yalom bunu kitapta çok güzel işliyor, okurken dikkat et.
Spinoza ise aforozdan sonra Amsterdam'dan Rijnsburg'a, oradan Voorburg'a, en son Lahey'e taşındı. Geçimini mercek taşlayarak sağladı. Bütün o devrim niteliğindeki fikirleri, küçük kiralık odalarda, gün boyu cam parlatırken düşündü.
Kitabın arkasındaki gerçek hikâye de bir taşınma hikâyesi. 1942'de Rosenberg'in emriyle Rijnsburg'daki Spinoza kütüphanesine el konuldu, kitaplar Almanya'ya götürüldü. Savaştan sonra, 1946'da geri döndüler. Yalom 2007'de o müzeyi gezerken rehberden bu hikâyeyi dinlemiş ve romanın fikri orada doğmuş. Yani bu kitapta kitaplar bile sürgünde.
Hollanda'ya yolun düşerse, müze hâlâ Rijnsburg'da ve gezilebiliyor. -listeme ekledim-
Kitaplığını kurdun mu?
Kulüple birlikte okuduklarımızı ve kendi kitaplarını notların ile tutabileceğin bir kitaplık template'i hazırlamıştım, Framer'da kendi kitaplığını birkaç dakikada kurabiliyorsun. Okuduğun, okumak istediğin, yarım bıraktığın -ki serbest, kuralları hatırlarsın- her kitabı ekleyebilir, notlarını tutabilirsin.
Template'e buradan ulaşabilirsin:
Bu arada gelen kitaplıkları görünce gerçekten çok mutlu oldum. Bazılarınız kendi tasarımınızı kattınız, bazılarınız öyle güzel notlar düştünüz ki bi' süre kitaplıklarınızda kayboldum. Teşekkür ederim.
Hatırlatma
İlk buluşmamız 11 Ekim Pazar akşamı, Boş Dolaplar için Kick'te. Cuma’dan hatırlatma geçerim yine de.
Kitabı bitirmediysen, hatta hiç başlamadıysan bile gel. Kimse yoklama almayacak.
Yeni evimden, muhtemelen hâlâ açılmamış kolilerin arasından görüşmek üzere.
Yaren



